27 Kasım 2010 Cumartesi

Yeniyıl eğlencesi başlıyor...

Kuşkusuz benim için yeniyıla girmenin en eğlenceli tarafı evimi süslemektir.Kimileri buna özenti v.b diyebilir ama adı herneyse beni eğlendirdiği sürece yapacağım kesin...
Sonuçta bayramların hepsi dünyada bir barış ortamı yaratmak için olduğundan,eğlendiğim sürece kutlayacağım ....








Şimdilik bukadar ama yeniyıla kadar evimi süslemeye devam......
Hepinize güzel bir haftasonu dileyerek şimdilik hoşçakalın diyorum...
Sevgiler ve selamlar...


23 Kasım 2010 Salı

Sevdiğim bir turta...

Merhaba sevgili dostlar,bugün sizlere bayramda yaptığım lezzetlerden birini sunmak istedim..
Aslında bayram telaşından resimlemek istediğim birçok kareyi kaçırdım ama bu turtanın son dilimini akşamda olsa resimleyebildim..


Tarifi için buraya bir tık tık....

 
ve hepinize güzel bir hafta diliyorum..
sevgilerimle,
İjlal.

18 Kasım 2010 Perşembe

Her daim kahve keyfi için....

En vazgeçilmez anımdır günün kahve keyfi..Her ne kadar rahatsızlığımdan dolayı aldığım ilaçlar bir süre buna engel olsada kahveli kurabiyelerim imdadıma yetişti....


Tarifini Hürriyet gazetesinin ara sıra verdiği günlük eklerin birinde gördüğüm ve ölçülerini iki katına çıkararak yaptığım bu kurabiyeler hem uzun süre dayanıklılığı açısından hemde kahve aromasından dolayı favori kurabiyelerimden biri oldular.....


Sevdiğim bir işi yaparken gayrı ihtiyari resimlere kaydedilmek çok hoşuma gidiyor,resim yaparken,nakış işlerken,hamurişiyle uğraşırken hatta çocukalarım küçükken onları beslerken......
Hoş bu resimde haberim vardı ama yayınlamayı düşünmediğimden kendi halimde çekildim sayılır:))
Gelelim  kurabiyelerin tarifine:
Ben tarifteki ölçüleri iki katına çıkarark yaptım böylelikle daha fazla elde ettim orjinalindeki ölçülerle çok az kurabiye çıkıyor hatta 3 ölçüye çıkarmanız bile mümkün.
Malzemeler:
60 gr. tereyağı
1 çay kaşığı toz kahve
1,5 yemek kaşığı pudra şekeri
100 gr. un
60 gr. eritilmiş bitter çikolata
Kahve kreması için:
1-1/4 su bardağı pudra şekeri
2 çay kaşığı sıvıyağ
yarım çay kaşığı toz kahve
1 yemek kaşığı süt.

Hazırlanışı:
Tereyağını,kahveyi ve şekeri akıcı bir hale gelene kadar çırpın.Unu da ekleyerek sert bir hamur yapın ve üzerini kapatıp buzdolabında 30 dakika bekletin..
hamuru 3 mm. kalınlığında açıp dilediğiniz kalıpla şekillendirip yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizin ve 0rta ısılı fırında 10-12 dakika rengi değişip sararıncaya kadar pişirin ve fırından çıkarmadan 3-4 dakika tepside bekletin böylelikle ilk yumuşaklığı gidip gerçek kıvamına gelecektir...
Kahve kreması için verilen malzemelerin hepsini homojen bir krema elde edene kadar karıştırın ve kurabiyeler soğuduktan sonra kremaya batırıp katılaşana kadar tepside bekletin..
Üzerini erittiğiniz bittter çikolatayla dilediğiniz gibi süsleyin....

15 Kasım 2010 Pazartesi

Hepinize mutlu bayramlar..

Bugünün özelliğidir,bayram öncesi son koşuşturmalar.
Bende bugün baya bir koşuşturdum öyleki sabahtan yayınlamayı planladığım postumu ancak şimdi hazırlayabildim...


Kurban bayramı dahi olsa evde bence en tadımlık ikramlıklardır kurabiyeler,bende birkaç çeşit sevdiğim kurabiyeyi hazırladım ve bunlardan ilkini sizler içinde yayınlamak istedim...
zencefilli ve kurutulmuş yabanmersinli kurabiyeler....


Malzemeler.
1 su bardağı esmer şeker
3 çay kaşığı zencefil tozu
2 yemek kaşığı kurutulmuş yaban mersini veya zencefilli şeker veya kuruüzüm
2 su bardağı un
180 gr. doğranmış tereyağı
1 yumurta
Hazırlanışı.
şekeri,zencefili,unu ve tereyağını karıştırıp katı bir hamur elde edin.Karışıma yumurtayıda ekleyin
Yağlanmış bir tepsiye dilediğiniz gibi şekil verip orta ısılı bir fırında yaklaşık 25 dakika kahverengi bir renk alana kadar pişirin...


Hepinize tekrardan mutlu bayramlar diliyorum ve güzel yorumlarınız içinde ayrıca teşekkürler ediyorum...
Sevgiler,selamlar.

13 Kasım 2010 Cumartesi

Bayrama girerken..

Bundan 1 ay kadar önce başladığım ve rahatsızlığımdan dolayı birtürlü bitiremediğim Kuzulu bir çarpıişi örneğim vardı elimde,maalesef sadece bakıyorum artyık birde gelip geçtikçe bir xxx.
Fakat mutfaktan da çıkmıyorum,eşim yeter artık seni buzdolabının önünde bir
şeyler yerken görmeye bir türlü alışamıyorum diyor,kullandığım ilaçlar sağolsun şimdiden birkaç kilo almamı sağladı bile ama yinede küsmedim henüz aynalara,direniyorum.......


Ben yinede mutfakta şekiller yaratmaya çalışıyorum,
Bu gördüğünüz mini krem bar....
herne kadar tarif biraz kıvamına uymasa da tadıyla ağızlarda iz bırakacak bir kurabiye oldu......



Mutfakta oyalanmayı seven herkesin ağızda eriyen kıyır kıyır bir kurabiye tarifi vardır,işte bende herzanman yaptığım bu kurabiyelerimi yaptım ve kalıplarla kesmek yerine dikdörtgen bir kalıba döşeyip öyle pişirdim..
Üzerine ise kremalı bir karemel yapıp döşedim ve son olarakta çikolatayı eritip üzerine gezdirdim...
Sonuç ise:
2 haftadan fazla bir süre buızdolabında saklayacağım,nefis ikramlık kurabiyeler....


Bu arada kahveye ara veriyorum hala,yerini Saleple dolduruyorum..
Mado'nun organik ve nişastasız salebini denemeyenleriniz varsa hemen gidip alın derim gerçek salep lezzetini kaçırmayın....

Birde karşı komşumda yediğim ve çok hoşuma giden bir börek var sırada,,
Aslında herkesin bildiği,hazır yufkadan ıspanaklı börek tek farkı içini çiğden hazırlamam oldu..
Sağolsun arkadaşım Devrim gelip benim için hemen döşeyiverdi.....
Ispanakları iyice yıkadıktan sonra doğruyoruz 2 kuru soğanıda doğradıktan sonra sıvıyağ ekleyip ovuyoruz ve yufkaların arasına serpiştirip irice rulolar yapıp tepsiye döşüyoruz,Üzerine ise sadece yoğurt ve sıvıyağ döşeyip pişiriyoruz..
Sonuç hafif ve lezzetli ıspanaklı börek....




Benden şimdilik bukadar arkadaşlar,bilgisayarda fazla durmamak için birkaç tarif veya postu birden yayınlayacağım artık tabi daha uzun süreli..
Bu arada elimden geldiğince bloglarınıza uğrayacağım,uğrayamazsam şimdiden affola en azından biraz daha düzelene kadar..
Hoşça ve sevgiyle kalın......

8 Kasım 2010 Pazartesi

Güzel bir börek ve güzel bir hediye...

Geçenlerde sevgili arkadaşım İlksen ziyaretime geldi,başıma gelen bu ani ve tatsız sürprizi biranönce atlatıp,unutmam için güzel bir jest yaptı ve bana bu gördüğünüz kendi ellleriyle yaptığı şirin mi şirin panoyu hediye getirdi....






Bu aralar elişiyle uğraşamıyorum diye büyük bir boşluktayken,arkadaşımın yaptığı bu şirin mi şirin pano çok hoşuma gitti,burdan da kendisine çok teşekkür ediyorum. Umarım tez zamanda iyileşip yazıldığım ve birtürlü gitmek nasip olmayan kursuma devam edebilirim inşaallah diyorum..


Birde geçenlerde yaptığım bu mercimekli,milföylü börekleri sizinle paylaşmak istedim..
Çocuklarım için sık sık yaptığım kara mercimek yemeklerini hazırlarken,mercimeği biraz fazla haşlayıp bir kısmını buzdolabı poşetine ayırıyorum..
Böylelikle her seferinde Nezahat ablayı anacağım bu börekleri yapıyorum....


 Malzemeler.
Milföy hamuru
1 yumurta sarısı
Bir su bardağından biraz fazla haşlanmış yeşil mercimek 3 adet orta boy kuru soğan
3-4 yemek kaşığı sıvıyağ
1 çay kaşığı kimyon,karabiber ve tuz
Yarım demet maydanoz..


Soğanlar yemeklik doğeranır ve sıvıyağda kavrulur,biraz ezildi,kten sonra haşlanmış mercimekler ekşlenir ve beraberce kavrulur.
Tüm baharatlar da eklendikten sonra ocaktan alınıp içerisine ince kıyılmış maydanoz konulur ve karıştırılarak soğutulur...
Yumuşamış milföylerin arasına birer yemek kaşığı iç harçtan konularak dilediğiniz şekli verin ve üzerine yumurta sarısı sürerek ortaısılı fırında üzeri kızarana dek pişirin....
Hem pratik,hem leziz yiyecekleri tercih ettiğimden vede içindekinin vitaminini bildiğimden sizinlede paylaşmak istedim.....


Akşam ışığında çektiğim bu fotoğrafları beğenmediğim halde,böreğin hatrına yayınlamak istedim...
Hepinize sağlıkla dolu güzel bir hafta diliyorum ve sorunsuz,yaratıcı,zevkli anlar diliyorum....
Hoşçalkalın.....

6 Kasım 2010 Cumartesi

Yeni bir güne başlarken...

Öncelikle bana verdiğiniz destekten ötürü hepinize sonsuz teşekkürlerimi sunuyor ve kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum..Bir kez daha bu blogu açmakla nekadar güzel biriş yaptığımı anladım,güzel yorumlarınızı tek tek ailemle paylaştım ve bu güzel enerjiyi canı gönülden hissettim...
Dün kontrolüm vardı ve doktorum en nihayetinde geçmiş olsun dedi,görmem % 5 ten % 40 a çıkmış ve enfeksiyon kontrol altına alınmış,bu beni çok sevindirdi hernekadar ilaç tedavisinin en az 3 hafta daha sürecek olması biraz canımı sıksada kritik bir noktada atlattığıma çok sevindim,umarım enfeksiyon tamamen kurutulur ve daha ağır ilaçlar almak zorunda kalmam...
Bu arada sizinle daha önceden tamamladığım çarpıişi örneğini paylaşmak istedim.
Melekli üçlemenin son halkasını tamamlamıştım ve yayınlamak ancak bugüne kısmet oldu....


Tamamlanmamış bir dünya yarım işim ve yapmak istediğim modellervar,birde yazıldığım ve gidemediğim Brezilya nakışı kursum,Allah daha büyük dert vermesin inşaallah iyi olur olmaz tüm hızla döneceğim etamin dünyasına:))


Geçenlerde yaptığım brownie'yide paylaşmadan geçemeyeceğim.
Bu güzel tarif yine sevgili Aslı'ya ait.
Orjinal tariften ödün vermeden yaptığım bu kekin tek farkı içerisine yarım çay bardağı yumurta likörü kullanmam ve birde kalıbımı biraz daha küçük tutmam oldu okadar.....


Ev halkının çok beğendiği bu Brownie tarifini Sevgili Aslı püf noktalarıyla anlatmış,fazla söze gerek duymadan sizi hemen oraya yönlendiriyorum...
Daha önceden yapmış olduğum ve elimde bulunan süt karameli tarifi içinse buraya bir tık yeterli......


Şimdilik benden bukadar,hemen iadeyi ziyaretlerimi sıklaştırıyor ve güzel dilekleriniz için tekrar tekrar teşekkürlerimi sunuyorum..
Sevgiyle,sağlıkla,huzurla kalın dostlar....

2 Kasım 2010 Salı

Üveıt....

Evet hastalığımın üveit olduğunu ve yoğun bir ilaç tedavisi gerektiğini öğrendim,şu aralar çok sıkıntılı günler geçiriyorum en sevdiğim elişlerinden biraz uzak kalacağımı düşünürken neredeyse gözümü kaybetme olayıyla karşı karşıya olduğumu öğrendim,çok yoğun bir antibiyotik ve kortizon tedavisi başlandı..
Üveit,gözün uvea kısmının iltihabıymış ve sanıldığının aksine gözü fazla yormakla alakası yokmuş,birçok sebebi olan bu hastalığın en belirgin sebebi Behçet hastalığı,parazitler,toxoplazma,diabet v,b. imiş..
Şuan herpes yani Behçet hastalığı belirtisi yok,kan testleri yapıldı sonuçlar 10 gün sonra umarım altında yatan sebep masumdur ve en kısa zamanda atlatırım.....
Herne kadar insanın hayat kalitesi düşsede böyle durumlarda hayatın nekadar anlamlı ve yaşanılası anlarla dolu olduğunu anlıyor insan...
Evimden birkaç kareyle,iyi haberler alıncaya kadar veda ediyorum sizlere..
Hepinize tek tek ulaşamayacağım için üzgünüm ama fırsat buldukça mutlaka uğrayacağım ve inşaallah güzel haberlerle dönücem....
Gözüm grip oldu diyorum,iyileşir iyileşmez burdayım.....

Daha önce boyadığım,gümüş rengi şamdanıma ,kızımın oyuncak fincanları çok yakıştı.
Aslında minik tabaklarınıda yapmıştım ama şimdilik bu formuyla sunmak istedim,oyuncak takımı yurt dışından hediye idi ama aynısını hemde çantasıyla takım halinde tahtakale,salı pazarında görmüştüm,çin malı oyuncak satan dükkanlarda bulabilirsiniz.yada evde atmaya kıyamadığınız,eşi kırılmış,tek kalmış porselen fincanlarla da yapılabilirsiniz......
Bu na benzer bir fikri Laura Ashley'in kataloglarından birinde görmüştüm ve bence çok hoş bir fikir...

Bu gördüğünüz ise Mudo'dan aldığım kuş kapaklı porselen demliğim,çok hoşuma gitti,porselen görünce dayanamayanlardanım neyapayım....
İyi olur olmaz Collette'nin blogunda gördüğüm demlik gömleğinden de yapıcam.....

Bu arada gelen ödüllerim ve istatistik mimim vardı,ihmal ettim biliyorum bunun için bana layık gören arkadaşlarımdan özür diliyorum,iyileşir iyileşmez burdayım ve hepinize teker teker dönücem arkadaşlar,
Dilerim Allah'tan en kısa zamanda atlatırım bu sorunu ve hayatıma daha anlamlı bir şekilde devam ederim.....
Sevgiyle,huzurla,sağlıkla kalın dostlar....